| ahmet polat 1978 Hollanda doğumlu
fotoğrafçı. 1999’da Türkiye ile ilgili bir fotoğraf projesine başladı.
Deprem sonrası hem yardım çalışmalarında bulunmak hem de fotoğraf
çekmek için deprem bölgelerini gezdi. 2000 yılında Breda’daki St. Joost
Güzel Sanatlar Okulu Fotoğraf Bölümü’nden mezun oldu. Dordrecht
Belediyesi’nin Hollanda’da yaşayan Türk ailelerin geçmişleriyle ilgili
kapsamlı bir proje için 2001 yılında Kayseri’de yaptığı proje,
2003-2004 yıllarında Den Haag'ın Transvaal bölgesindeki değişimi
belgelediği proje ve 2005 yılında UNESCO'nun Balat'taki
yeniden yapılanma çalışmaları kapsamında yaptığı proje çeşitli defalar
sergilendi. 2006 yılında ICP Infinity Awards'ta Genç Fotoğrafçı
Ödülü'nü kazandı. Sanat akademilerinde ders veriyor, belgesel ve
editoryal çalışmalarına Hollanda ve Türkiye'de devam ediyor.
| | kısmet “Benim için fotoğraf
hayatı daha iyi anlamak ve sürdürmek için bir yol. İnanıyorum ki
hepimiz sorularımıza cevap bulmalıyız. Hayat gizemlidir ama eğer
sorunları çözmek isterseniz o size her zaman yardım etmeye
çalışacaktır. Türk-Hollandalı bir ailenin çocuğu olmak ve Hollanda’da
büyümek, beni Türk tarafıma dair bir çok soruyla karşı karşıya bıraktı.
Ben bu yanımı anlamak için 2.5 sene önce Türkiye’de bir projeye
başladım. Sonunda bu proje bana hayal ettiğimden çok daha fazla şey
gösterdi. O aralar ailemin bir bölümünün yaşadığı deprem bölgesinde
çalıştım. Ailemin hiç görmediğim bireyleriyle tanışmak için Gaziantep’e
gittim; Kayseri, Kapadokya civarında bir proje yaptım. Türkiye’nin çok
ufak bir bölümü olmasına rağmen bu yerler bana birçok şey gösterdi.
Çektiğim fotoğraflarla hayatın tek boyutlu bakış açısıyla
anlayabileceğimiz bir şey olmadığını göstermek istiyorum. Yaşam bize
izlememiz için bir yol çiziyor ve biz de kalbimizi dinleyip
‘Kısmet’imizi arıyoruz. Açık olmaya çalışıyorum ve bizi saran bilinci
hissediyorum. Bu konsantrasyonla günlük yaşamda olan şeyleri görmeye
çalışıyorum. Tabii ki bu, her zaman için varolanın, geçmişimin ve
görüşlerimin süzgecinden geçmiş ve bir parça kağıda dökülmüş küçük bir
bölümü olacak. Yapılma amacının saf ve dürüst kalacağını umuyorum; bana
verilen her neyse onu paylaşabilmek.” | |